13 Haziran 2012 Çarşamba

Novocrin Magic Mask Kullanım / Watsons Biralı Onarıcı Saç Maskesi Kullanım

Şu sıralar saçlarımla başım belada. Gün aşırı fön maşa derken saçtan çok pişmaniyeye dönen saçlarıma ne bulursam sürüyorum. Bu arada pekçok blogu takip ederek alternatif fikirlerin peşinde koşuyorum.


Watsons' ta satılan Biralı Onarıcı Saç Maskesi için öyle güzel yorumlar var ki, bi de ben deneyeyim istedim. Nitekim aldım. 500ml'lik kocaman ambalaj, (tam hatırlayamasam da, galiba) 8 liraya aldım. Bildik maskeler gibi... Kokusu var ama yoğun bayık bi koku değil. Şampuanlanmış saça sür ve bekle. Ne ala. Bekledim/Bekledim/Bekledim ama ne yazık ki pek işe yaramadı:( Herhangi bi saç kreminden daha fazlası yoktu. Yumuşaklık, parlaklık olmadı. Sonraki denemelerde, miktarını arttırarak kullandım. Yine aynı.

Sonuç : Bu ürünün beğeneni ve vazgeçemeyeni çok fazla. Ancak; benim, işlem görmekten zıvanadan çıkmış, mısır püskülüne dönmüş saçımda farkedilir bi etki yaratmadı :(
.........................

Novocrin Magic Mask: Öncelikle bunun dağıtımcısı vs birileri tesadüfen bu yazıya denk gelirse, burdan kendilerine haykırıyorum. Koca Ankara'da şu maskeyi bulmak için göbeğim çatladı, haberiniz olsun.

200ml'lik ambalajda, 30 liraya aldım. Öncelikle; Novocrin ürünlerinin belki de en sevdiğim ve bayıldığım tarafı üzerinde üretim tarihi yazıyor olması. Öyle kod mod yok, bilmece çözmeye gerek yok, açık açık...Haliyle ne kullandığınızı biliyosunuz. Keşke her marka bunu yapsa...

Gelelim maskeye : Keratin yardımıyla saçları yumuşatacağı, onaracağı yazıyor. Sarıya çalan, yoğun bi krem. (Aslında bu 2 maskenin kıvamları ve renkleri benziyor diyebilirim) Kokusu varla-yok arası. Şampuanlanmış saça sür, bekle. Sonuç : Hiiiiiiiiii ! E, sevdim ben bunu :) Durularken, saçta bıraktığı o krem hissi (bildik saç maskelerine göre) çok geç arındı ama dolaşık saçlarım kolaylıkla açıldı, yumuşacık oldu. Kıvırcık saçlıyım. Bazen saçlarım özerkliğini ilan edip, yelken gibi kabarıyor. Hah işte bu maske elektriklenme ve kabarma derdime de deva oldu. Peki parlaklık/kırıklar vb nasıl? derseniz, ona farkettiğim bi etki olmadı....

Sonuç : Benimle aynı dertten muzdarip, saçlarını işlem manyağına çevirip tiftikleştirenlerin işine yarayabilir. Bana gelince, zımparaya dönüş saçlarım yumuşadı, mes'udum :) Bulabilirsem yine almak niyetindeyim.

9 Haziran 2012 Cumartesi

John Frieda Frizz Ease 3 Day Straight Kullanım-3 Güne Kadar Fön Sabitleyici Sprey

Kıvırcık saçlıyım ve en büyük derdim fön...Bilen bilir kıvırcık saç belalıdır. Her kuaför fön çekemez, çekilen her fön uzun süreli kalmaz.  Bu çaresizlikle, nerde "düzleştirici" ibareli bi ürün görsem hooop atlıyorum. Ki, bu da onlardan biri oldu. (John Frieda ürünlerini bir dönem kullanmışlığım var. Ancak; süreç içinde farklı marka ve ürünler deneme sevdasına uzun zamandır elim hiç bi ürününe gitmedi. Zaten aklımda kalan, vazgeçilmez bi ürünü de olmamıştı.) Doğrusu bu ya, bu spreyden de çok ümidim yoktu. Ama denemekten ne çıkardı. Alıverdim.

İnternette daha ucuza gördüm ama kargo margo beklemeye sabredemeyince, kozmetikçilerin birinden aldım. Etiket fiyatı : 38 TL.

Gelelim spreye...100 ml'lik fıs fıslı bi şişede. Saçında boya vb olması kullanmana engel değil. Nemli veya ıslakken, (7-15 kere yazıyor ama) saçının sıklığı ve kıvırcığına göre sıkıyorsun. Benimki çok gür diyemem ama, çok kıvırcık... Haliyle sıkarken abandım:) Isıyla beraber pek de hoş olmayan kokular yayıldı. Peki bu beni durdurdu mu? Tabiki hayır, föne devam. (Belki az sıkılsa kokusu az olabilir, ona bişi demeyeyim...)

Ve sonuç : Ta-ta-taaammm. Sevdim, hatta çoook sevdim. Düzleşmesi daha kolay oldu. Fön sonrası çarçabuk kabarmadı. Fön kullanım sürem uzadı. Yalnız bi bilgi eklemeliyim. Saçı yağlandırıyor gibi. Gerçi kıvırcık saçların genel özelliği kuru ve mat olmaları. Bu sebeple bu yağlanma hissi güzel olabilir, ki ben bu parlaklık hissini sevdim...Sonucun sonucu :) : Elbette bana iyi gelen herkese uyacak diye bişi yok fakat ben, ürün performansı değişmezse bayıla bayıla uzun seneler kullanacak gibiyim.

7 Haziran 2012 Perşembe

Accent Saç Renklendirici Köpük Kullanım

Kıvırcık saçlıyım ve ömrümün yarısı saçlarımı çekiştirip durmakla geçiyor:) Neredeyse her gittiğim kuaför ısrarla brezilya fönü (Gerçi Brezilya fönü için kafa karıştıcı şeyler duyuyorum ama:( galiba deneyeceğim) yapmayı teklif ediyor:) Kimileri saçımda boya olmasının brezilya fönüne engel olmayacağını söylese de, büyük çoğunluğu saçlarımın boyasız olmasının daha iyi sonuç vereceğini söylüyor, "Brezilya fönü çeker, üzerine boya yaparız" diye de ekliyorlar. Pek güzel, pek şahane, de!!! E, ama saçlarımda yığınla beyaz var, saçımdaki boyadan kurtulmam şanslıysam en iyi ihtimal 1 sene:( Düğün olur, bayram olur, olur da olur. 1 sene bu saçlarla dolaşılmaz ki ! İşte buna bi çözüm bulamıyordum ki, bi kuaför daha önce duymadığım bişiden bahsetti. "Rossmann' lerde Accent isimli bi renklendirici köpük var. Günlük hayatında beyaz meyaz 1 sene sabret, önemsediğin dönemlerde de o köpüğü kullanırsın" dedi.

Renklendirici köpüğün özelliği, saçı boya gibi kapatması ama uzun süre kalmamasıymış. "6-8 yıkama sonunda saçtan tamamen arınır" yazıyor. Boyamak istemediğim ama kendimi pek bi pasaklı bulduğum şu dönemde mucize gibi geldi. Renk seçenekleri pek fazla değil (TIK) ama sevindirik sevindirik alıverdim. (Fiyatı tam hatırlayamasam da, 6-7 lira civarındaydı.)

Uygulama bildik saç boyası gibi. Tüp içindeki boyayı, içi sıvı dolu olan kutuya sıktım. İyice çalkalayıp saça sürdüm. Evde uygulanan boyalarla kıyaslanınca kokusu az, yanma hissi varla-yok arası...İstediğin koyuluğa göre saçta tutma süreleri vermişler. Ben 30 dk tuttum. Sonuç : Pek bi koyu oldu:) Zaten saçımda çok da uzun kalmayacağı için önemsemedim. Beyazlar kapanmıştı, daha ne olsundu.

Sonuç : Hem boyamak isteyip, hem de boyamaya gönlü olmayan biri olarak, günü kurtarmamı sağladı. Doğrusu çok sevdim. Fakat uyarmalıyım, benzer bi durumda olup, denemeye niyetlenirseniz, aynı markanın kalıcı boyaları da var. Aman karışmasın, kutuyu dikkatle okumanızı öneririm.

6 Haziran 2012 Çarşamba

Nuxe Huile Prodigieuse Or Kullanım / Çok Amaçlı Işıltılı Kuru Yağ

Her yerde kuru yağ efsanesi(!) dolanıyor. Kullanan tek bi tanıdığım bile yok. E bu merak da beni kemir kemir bitirecek! Gidip aldım. (Aferin!)Aslında ışıltısız pırıltısız olanı almaya niyetliydim ama anlık bi kararla ışıltılı olanı aldım.

Eczanelerde; 50 ml: 80 TL, 100 ml: 110 TL.(İnternette daha ucuza gördüm) Sevimli cam şişelerde. 50 ml'lik olanı dökme şişe. 100ml'lik olanı fıs fıslı. Fıs fıs olanın kullanımı daha rahat görünüyordu ama akıbetini bilmediğim bişeyin en büyük boyunu almak istemedim.

Üzerinde; (mealen ) "Cilt tipin-yaşın ne olursa olsun, saç yüz ve vücuda kullanabilirsin" yazıyor. Ne güzel, ne güzel.

Gelelim özelliklerine :
1) Bıraktığı nemlilik hissi kısa süreli. Kimseciklerin, günlük nemlendirici krem niyetine kullanılabileceğini zannetmiyorum.
2) Günlük hayat ve sık kullanım için fazla süslü. Ha, "Sabahları evden Jeniffer Lopez gibi ışıldayarak çıkayım" diyen olursa da bilemem :) Gündüz iptal dersek, gece nasıl? Öyle bol bol sürmedim. "Makyaj bozulur mozulur, kim uğraşacak" kaygısıyla belli belirsiz dokundum, fena olmadı. Ha yeri gelmişken, gece kullanım için bir de önerim olsun. Diyelim makyaj yapmadınız, Nuxe ışıltılı yağ sürüp çıkacaksınız. Ay aman sakın çok sürmeyin. Evden çıkarken makul ölçüde parıldayan yüzünüz, gecenin devamında ışığın loşlaşmasıyla florasana dönüşebiliyor (Denedim biliyorum:) )!!
3) Koku işi çok göreceli tabi fakat ben sevmedim.
4) Saçta kullanımı mümkün ama ben denemedim. Kup kuru ve malesef kıvırcık saçıma sürmeye kalksam şişenin tamamını yer.

Bana daha ziyade tatillik bi ürün gibi geldi. Hani insan tatile gidince, geceleri makyaj yapmak istemez ama bünye de alışmış, bişi sürmezse rahat etmez ya:) Hah işte, bence bu yağ, o zaman çok işe yarar. Hatta bronz bi tende şahane de durabilir. Makyaj yerine kullanılabilir. Ayarı kaçmazsa sevilinebilir...

SONUÇ :Yahu bunu keşke, makul fiyatla 10ml'lik filan satsalar. Alırsın, hevesin de merakın da giderilmiş olur. Ama 50 ml-100 ml çok...Yaz boyu tatil yapan uyuzlardan değilseniz bitmez :P Tamam, Nuxe ürünlerini seviyorum. Tamam simsiz olan kuru yağ bi sürü yerli-yabancı blogda çok beğeniliyor ama, simli olanı, yaşam stilinizle alakalı, iddialı bi ürün gibi...

5 Haziran 2012 Salı

Hametan Krem Kullanım

Hametan; hammamelis virginiana (cadı fındığı diye bilinen) etken maddeli, genellikle pişik için kullanılan, krem ve pomad şeklinde eczanelerde satılan bir ilaç. Kremi 30 gr'lık ambalajda, yaklaşık 7 lira.

Gelelim blogda yer alma amacına...Bu kremi, özellikle kuru ciltli tanıdıklarımın kullandıklarına şahit oluyordum... (Hatta bazıları nemlendirici niyetine sadece bunu kullanıyordu !) Öyle çok söylendi ki, merak ettim, heves ettim...
.................................
Epey zaman önce, yönlendirmelerini isabetli ve güvenilir bulduğum, sürekli alışveriş yaptığım eczacıya gittim ve günlük krem niyetine Hametan kullanmak istediğimi söyledim. Satmamak için direnerek, şöyle dedi; "Bahsettiğin sonuçta bi ilaçtır, her duyduğunu alıp, pervasızca kullanmana karşıyım. Hametan; örneğin, Roaccutane (sivilce ilacı / benim buna hiç ihtiyacım olmadı, kullanmadım) kullanan kişilere önerilir. Çünkü roaccutane cildi aşırı kurutur. Oysa, senin yağlıya dönük karma bi cildin var ve Hametan kullanmanı önermiyorum. Yağlandırabilir, sivilce yapabilir...Kaldı ki alerjiksin, bişi olursa karışmam!".... Hay aksi'ydi :(  Söylediklerinde ısrarcıydı... E, ama o kadar insan da şifa niyetine bunu sürüyordu! :(

Bi süre ikna olur gibi olsam da, takınca taktım ve sonunda tekrar gidip aldım. İlk hafta temiz cilde, geceli-gündüzlü(benim ilk kullanımım kışa denk gelmişti, yazları gündüz kullanımda leke yapma ihtimali olabilir), korka korka, azar azar kullandım. Öyle gündüz kremi niyetine tercih edilebilecek kadar belirgin bi sonuç olmadı. Ama alerji vb de yaşamadım. Yara, yanık, pişik, tahriş ve hatta emzirenlerin kullandığı yazılarını da okuyunca içim ferahladı, foşur foşur kullanmaya başladım :) İşte o foşur foşur kullanımları takiben cildim ucun ucun pütürcüklenmeye başlamıştı ki kullanmayı bıraktım. (Benim cildim, bepanteni de uzun süreli kullanınca sivilceleniyor)

O günden sonra Hametan'ı, kışın haftada bir, yazın 10-15 günde bir kullanıyorum. Bu ölçüyle kullanınca yarar/zarar, farkedilir bi sonuç görmüyorum. Bana kalsa (sağda solda okuduklarımın da etkisiyle) Hametan için, Bepanten gibi bişi diyeceğim ama... Eczacının söyledikleri hala aklımda olduğundan, ilaç mı değil mi hala ayırt edemediğimden, iyi ya da kötü bişi demeye korkuyorum.  Övgü veya yergi içeren laflar edip de yanıltmak istemem.
Sadece, pek bi dilden dile dolanan Hametan'ı ben de kullandım. Yaşadıklarımı anlatayım istedim...

4 Haziran 2012 Pazartesi

Bioderma Sebium Mat Kullanım

"Akne eğilimli ciltler için sebum düzenleyici, nemlendirici ve matlaştırıcı bakım kremi" yazıyor. 40ml' lik ambalajda eczanelerde 55lira civarında, internette 45lira civarında fiyatlarla satılıyor.

Kış başında Bioderma Sebium AI kullandım. (TIK) Ondan kuvvetli bi sonuç alamayıp, hala tek tük de olsa akne derdiyle uğraşmaya devam edince ikinci durağım Bioderma Sebium Mat oldu.

Sebium Mat' ın - Sebium AI' dan daha yoğun bi dokusu var. Ancak birbirinden çok da farklı kremlermiş gibi değerlendirmemek lazım. Geride bıraktığı his ve aldığım sonuçlar birbirine yakındı. Tek bi fark vardı ki o da Sebium Mat kullanımının cildi matlaştırmasıydı. Ürün özelliğinde "kullanımdan 7 saat sonra parlamada  %32 oranında azalma görülür" denmiş. Saat tutmadım tabi ama, cidden de kısa sürede, nispeten matlaştırdı. Fakat bunun dışında ekstra bi fayda görmedim. Gözenekse gözenek, siyah noktaysa siyah nokta... Bir kutuyu düzenli kullandım, değişen-eksilen olmadı.

Sonuç : Bioderma Sebium Mat için söyleyeceklerim ne yazık ki, Sebium AI' dan çok da farklı değil. Henüz, ilk gençlik yıllarındaysanız, belirgin cilt problemleriniz yoksa, yağlıya dönük karma cildinize parlama azaltıcı basit / dümdüz bi nemlendirici arıyosanız, kullanılabilir.


Bioderma Sebium AI Kullanım

"Akne eğilimli ciltler için aknelerin giderilmesine destek olan günlük bakım kremi" yazıyor. 30ml' lik ambalajda eczanelerde 50lira civarında, internette 40lira civarında fiyatlarla satılıyor.

Kış başında hatalı ürün kullanımı ile peydahlanan sivilcelerim için ilk durağım Bioderma Sebium AI oldu. Sabah-akşam düzenli olarak kullandım.

Gelelim etkilerine: "Akne ve siyah noktaların giderilmesine yardımcı olup, yeniden oluşmasına engel olma" vaadi ne yazık ki havada kaldı. Bir kutunun sonunda, siyah noktalarım hala yerli yerindeydi. Eskisinden ne eksik-ne fazla... Gözeneklere faydası da-zararı da olmadı. Aydınlanma, cilt tonu düzensizliklerinde ise hiç bi etkisi yoktu.

İyi yanları yok mu? Var. Şöyleki ; Cildi çok kurutmadan nemlendirdi. (Bu yönüyle makyaj altı için fena sayılmaz.)

Sonuç : "Gencim, güzelim, hiçbi cilt problemim yok. Yağlıya dönük karma cildim var. Günlük, basit bi nemlendirici arıyorum" diyenlerin işini görecek cinsten. Ama yok benim gibi, yok anti aging olsun, yok sivilcemi kurutsun, yok gözeneğimi küçültsün gibi doğaüstü sonuçlar bekliyorsanız, malesef :( Bu krem doğru krem değil.

Bir kutuyu bitirdim, yenisini almadım, almayı düşünmem. Tamam zarar vermedi. Alerji vb olmadı. Ama, yararı da olmadı. Kısaca: Bioderma Sebium AI; 16-17 yaşında, kozmetik bi derdi / beklentisi olmayan biri için iyi bi nemlendirici olabilir fakat benim için çok hafif ve yetersiz kaldı. Bi sonraki durağım, bioderma sebium mat krem oldu. (TIK)